1. GİRİŞ VE YASAL ÇERÇEVE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 191. maddesi, "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçunu düzenlemektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, bu suçun oluşabilmesi için failin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi "kullanma amacı" ile bulundurması gerekmektedir. Suçun seçimlik hareketleri; satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanmadır. "Kullanma" eyleminde genel kast yeterliyken, diğer seçimlik hareketlerde (satın alma, kabul etme, bulundurma) failin "kullanma saiki" (özel kast) ile hareket etmesi şarttır.
28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler, bu suçun yargılama usulünde ve yaptırımlarında önemli farklılıklar yaratmıştır. Yargı kararları incelendiğinde, temel hukuki tartışmaların; eylemin "kullanma" mı yoksa "ticaret" mi olduğu, ispat standartları, denetimli serbestlik uygulamaları ve mükerrer suçların değerlendirilmesi üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir.
Türk Ceza Hukuku sisteminde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili suçlar, toplumsal tehlike arz etmeleri nedeniyle hassasiyetle ele alınan ve ağır yaptırımlara tabi tutulan suç tipleridir. Bu kapsamda, "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu", 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 191. maddesinde düzenlenmiştir. Berkay Yiğit Gök'ün (2023) çalışmasında belirtildiği üzere, bu suç tipi TCK'nın "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü bölümünde yer almaktadır.
Kanun koyucu, maddenin birinci fıkrasında suçu şu şekilde tanımlamıştır: "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." (M. Nedim Bekri, 2023; Nadi Şafak, 2020). Bu düzenleme ile sadece uyuşturucu maddenin fiilen kullanılması değil, kullanım amacıyla elde bulundurulması, satın alınması veya kabul edilmesi de cezai yaptırım altına alınmıştır.
2. SUÇUN KONUSU: UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDELER
Suçun maddi konusunu uyuşturucu veya uyarıcı maddeler oluşturmaktadır. Menekşe Çirkin (2020), bu maddelerin en belli başlı olanlarını "Afyon, Esrar, Eroin, kokain, crack, morfin, marihuana" olarak sıralamıştır. Ancak literatürde vurgulanan önemli bir husus, kanun koyucunun bu maddeleri tek tek sayma yoluna gitmeyerek genel bir ifade kullanmış olmasıdır.
Niza Özdemir (2009) ve Menekşe Çirkin (2020), TCK'da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kesin bir tanımının yapılmadığını ve maddelerin ismen tek tek sayılmadığını belirtmektedir. Bu durumun temel nedeni, "her geçen gün yenileri ortaya çıkan sentetik yapıdaki uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin de kapsam dışında kalmaması" arzusudur. Kanun koyucu, genişletici yoruma açık bir ifade kullanarak, yeni türetilen maddelerin de suç kapsamına alınabilmesine olanak tanımıştır. Bir maddenin uyuşturucu veya uyarıcı özellik taşıyıp taşımadığı hususu ise mahkemelerce uzman bilirkişiler marifetiyle tespit ettirilmektedir (Niza Özdemir, 2009).
3. SUÇUN UNSURLARI VE HAREKET
TCK m. 191'de düzenlenen suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Suçun oluşabilmesi için failin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi "kullanmak için" satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması gerekmektedir.
· Bulundurma ve Kabul Etme: Ümit Demirel (2021), bulundurma fiilinde failin maddeyi fiili ya da hukuki egemenliği altında tuttuğunu belirtir. Suç, kesintisiz (mütemadi) suç özelliği gösterdiğinden, bulundurmanın süresi kısa veya uzun olabilir. Ayrıca, "bulundurmak için, kabul etmek de zorunludur" ve aynı maddeyi hem kabul edip hem bulunduran fail tek bir ceza ile cezalandırılır.
· Kullanma Amacı (Özel Kast): Suçun manevi unsuru açısından en kritik nokta, failin kastıdır. Berkay Yiğit Gök (2023) ve Menekşe Çirkin (2020), failin maddeyi "kendi kullanımı için" tedarik etmesi gerektiğini vurgular. Failin maddeyi haz almak, acılarını dindirmek veya sıkıntılarını unutmak gibi hangi saikle kullandığı TCK m. 191 açısından önem taşımaz. Önemli olan, maddenin başkasına devredilmek veya satılmak amacıyla değil, şahsi kullanım amacıyla bulundurulmasıdır.
4. KULLANMA İLE TİCARET SUÇU ARASINDAKİ AYRIM KRİTERLERİ
Yargıtay içtihatlarında en sık karşılaşılan sorun, failin eyleminin TCK 191 (kullanmak için bulundurma) kapsamında mı yoksa TCK 188 (uyuşturucu madde ticareti) kapsamında mı değerlendirileceğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2012/10-1335) ve ilgili daire kararları, bu ayrım için üç temel ölçüt belirlemiştir:
· Failin Davranışları: Failin uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devretme veya tedarik etme yönünde bir davranış içine girip girmediği incelenir.
· Bulunduruluş Şekli ve Yeri: Uyuşturucunun saklanma biçimi (örneğin, satışa hazır küçük paketler halinde olması veya hassas terazi ile birlikte bulunması) ticaret kastına işaret edebilir. Ancak, Yargıtay 8. Ceza Dairesi (2024/13674) kararında belirtildiği üzere, maddenin paketlenmiş küçük çıkılar halinde olmaması, kişisel kullanım iddiasını güçlendiren bir unsurdur.
· Miktar: Bulundurulan uyuşturucu miktarı, kişisel kullanım sınırları içinde kalıp kalmadığı açısından değerlendirilir. Adli Tıp Kurumu verilerine göre, esrar kullanan bir kişinin günde üç kez 1-1,5 gram tüketebileceği, dolayısıyla birkaç aylık ihtiyacın toplu bulundurulabileceği kabul edilmektedir.
(Literatür raporundaki ayrım ölçütleri de aynı başlık altında bütünleştirilmiştir.)
5. İSPAT STANDARTLARI VE DELİL ZORUNLULUĞU
Her iki raporda da vurgulandığı üzere Yargıtay, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunun sabit görülebilmesi için somut delil aramaktadır.
• Soyut ikrarın yetersizliği,
• Biyolojik incelemelerin önemi,
• Failin bağımlılık durumu,
• Sanık beyanlarının yan delillerle desteklenmesi gereği,
6. YARGILAMA USULÜ, YAPTIRIMLAR VE DENETİMLİ SERBESTLİK
TCK 191. maddesi, cezalandırmadan önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerini önceleyen bir sistem öngörmektedir.
· Tedavi ve Denetimli Serbestlik Ayrımı: Yargıtay 20. Ceza Dairesi (2015/2460) kararına göre; mahkeme, uyuşturucu "kullanan" kişi hakkında "tedavi ve denetimli serbestlik" kararı verirken, kullanmamakla birlikte sadece "bulunduran" kişi hakkında yalnızca "denetimli serbestlik" kararı vermelidir. Sanığın madde kullandığına dair biyolojik delil yoksa tedavi tedbiri uygulanamaz.
· Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2018/77) kararı uyarınca, ticaret suçundan yargılanan sanığın eyleminin kullanmak için bulundurma kapsamında kaldığı anlaşıldığında, TCK 191/8 gereğince HAGB kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda beraat ve suç duyurusu şeklinde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
· İhlal ve Israr Kavramı: Yargıtay 20. Ceza Dairesi (2018/4373) kararında, sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması durumunda dava açılabilmesi için "ısrar" şartı aranmıştır. Sanığın ilk uyarıya uymaması doğrudan ısrar olarak kabul edilemez; usulüne uygun tebligat ve ek süreler gözetilmelidir.
7. MÜKERRER SUÇLAR VE TCK 191/5 UYGULAMASI
6545 sayılı Kanun ile değiştirilen TCK 191/5 maddesi, erteleme süresi içinde işlenen yeni suçların hukuki niteliğini belirlemiştir.
· Ayrı Soruşturma Yasağı: Yargıtay 9. Ceza Dairesi (2015/12015) ve Yargıtay 20. Ceza Dairesi (2015/8484) kararlarına göre; sanık, daha önce işlediği bir suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında tekrar uyuşturucu madde kullanır veya bulundurursa, bu eylem ayrı bir suç değil, ilk suçun "ihlali" sayılır.
· Davanın Düşmesi: Bu durumda, ikinci eylem için açılan davanın kovuşturma şartı ortadan kalktığından CMK 223/8 uyarınca "düşme" kararı verilmeli ve ilk dosya üzerinden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmalıdır.
8. ÖZEL DURUMLAR VE DİĞER HUSUSLAR
· Kenevir Ekme ile İlişki: Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2015/669) kararına göre, dikili kenevir "kenevir ekme" suçunu oluştururken, bitki koparıldığı anda TCK 191 kapsamındaki "bulundurma" suçu oluşur. Her iki suçtan ayrı ceza verilebilir.
· Zamanaşımı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2020/72) kararında, denetimli serbestlik kararının kesinleşmesiyle zamanaşımının durduğu, yükümlülüklerin ihlal edilmesiyle tekrar işlemeye başladığı belirtilmiştir. 15-18 yaş grubu için asli zamanaşımı 5 yıl 4 ay olarak hesaplanmıştır.
· İkincil Kaynaklardan Ek Bilgiler: BAM-Antalya (2017/1556) kararında, sanıkta 493 gram gibi yüksek miktarda esrar bulunmasına rağmen, yıllık kullanım sınırları içinde kaldığı ve ticaret delili olmadığı gerekçesiyle ticaret suçundan beraat verilmesi, miktar kriterinin esnekliğini göstermektedir. Ayrıca Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2013/14218) kararında, uyuşturucunun arkadaşa verilmesinin "ikram" mı yoksa "devir" (ticaret) mi olduğu konusunun delil takdirine bağlı olduğu, ancak mahkemenin bunu ticaret sayabileceği vurgulanmıştır.
9. CEZAİ YAPTIRIM VE SUÇ POLİTİKASI
TCK m. 191, uyuşturucu madde kullanan veya kullanmak için bulunduran kişiler için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Ancak Türk hukuk sisteminde, kullanıcılar için cezalandırmadan ziyade tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine öncelik veren bir yaklaşım da mevcuttur.
· Suç Politikası Tartışmaları: Menekşe Çirkin (2020), uyuşturucu kullanan kişilerin aslında "tedaviye muhtaç kimseler" olduklarının göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu kişiler hakkında ceza yerine güvenlik tedbiri uygulanmasının sorunun çözümünde daha etkili olacağını savunmaktadır. Ayrıca, uyuşturucu kullanımının yasallaştırılması veya serbest bırakılması yönündeki görüşlere karşı çıkarak, maddeye erişimin kolaylaşmasının tüketimi artıracağını ve daha güçlü maddelere geçişi hızlandıracağını ifade etmektedir.
· Toplumsal Etki: Özkan Özmen (2009), Türkiye'deki cezaların pek çok ülkeye oranla daha ağırlaştırılmış olduğunu, bunun da toplumun felaketi olabilecek bu suçlara karşı gösterilen hassasiyetin bir kanıtı olduğunu vurgulamaktadır. Suçun mağduru doğrudan toplumdur.
10. SONUÇ
Yargı kararları ışığında, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu, özellikle ticaret suçuyla olan sınırları, ispat yükümlülükleri ve özel infaz rejimleriyle karmaşık bir hukuki yapı arz etmektedir. Mahkemeler, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, ticaret kastının kesin delillerle (teknik takip, suçüstü, hayatın olağan akışına aykırı miktar vb.) ispatlanamadığı durumlarda eylemi TCK 191 kapsamında değerlendirme eğilimindedir. Bu suçta, sanığın biyolojik test sonuçları ve denetimli serbestlik geçmişi, hükmün niteliğini belirleyen en kritik unsurlardır.
"Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu", TCK m. 191 kapsamında düzenlenen, kamu sağlığını korumayı amaçlayan ve seçimlik hareketli bir suçtur. Suçun yasal tanımında maddelerin tek tek sayılmaması, mücadele alanını geniş tutma amacını taşır. Uygulamada en büyük hukuki sorun, eylemin "kullanım" mı yoksa "ticaret" mi olduğunun ayrımıdır. Bu ayrımda Yargıtay; miktar, amaç, bulunduruş şekli ve failin bağımlılık durumu gibi kriterleri bir bütün olarak değerlendirmektedir. Hukuk sistemimiz, kullanıcıları cezalandırmanın yanı sıra, tedavi ve denetimli serbestlik yoluyla topluma kazandırmayı hedefleyen bir suç politikası izlemektedir.
Kaynakça
Yargı Kararları
1. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2015/2460, K. 2015/345, T. 30.04.2015
2. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/18262, K. 2023/4932, T. 30.05.2023
3. Yargıtay, 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13702, K. 2024/7911, T. 22.10.2024
4. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2012/10-1335, K. 2013/423, T. 2013
5. Yargıtay, 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13674, K. 2024/9400, T. 05.12.2024
6. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2020/2524, K. 2021/3886, T. 24.03.2021
7. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2018/4373, K. 2020/1184, T. 26.02.2020
8. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2020/20430, K. 2022/1511, T. 15.02.2022
9. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2015/9510, K. 2019/273, T. 14.01.2019
10. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2024/5280, K. 2024/25142, T. 21.11.2024
11. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/15661, K. 2021/12876, T. 02.12.2021
12. Yargıtay, 9. Ceza Dairesi, E. 2015/12015, K. 2017/1166, T. 08.05.2017
13. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2019/6093, K. 2020/739, T. 22.01.2020
14. Antalya BAM 5. Ceza Dairesi, E. 2017/1556, K. 2018/528, T. 06.06.2018
15. Yargıtay, 9. Ceza Dairesi, E. 2015/13533, K. 2017/1130, T. 04.05.2017
16. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2017/6310, K. 2017/6697, T. 30.11.2017
17. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2019/924, K. 2019/7091, T. 11.12.2019
18. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/5372, K. 2024/15766, T. 07.02.2024
19. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2019/968, K. 2020/3272, T. 24.06.2020
20. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2020/4764, K. 2021/8663, T. 14.09.2021
21. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2013/14218, K. 2014/27, T. 06.01.2014
22. İstanbul BAM 5. Ceza Dairesi, E. 2017/2457, K. 2018/559, T. 13.03.2018
23. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2019/9080, K. 2022/6420, T. 17.05.2022
24. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/2115, K. 2023/9913, T. 21.11.2023
25. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2015/8484, K. 2017/7019, T. 14.12.2017
26. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2015/669, K. 2016/38, T. 26.01.2016
27. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2014/14468, K. 2017/1525, T. 17.04.2017
28. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2020/72, K. 2022/25, T. 18.01.2022
29. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/12408, K. 2024/15914, T. 12.02.2024
30. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2017/4908, K. 2017/5806, T. 06.11.2017
31. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2017/7787, K. 2018/1761, T. 20.02.2018
32. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2017/6025, K. 2019/2628, T. 09.05.2019
33. Antalya BAM 5. Ceza Dairesi, E. 2019/2500, K. 2020/883, T. 14.07.2020
34. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2020/22007, K. 2023/6123, T. 05.07.2023
35. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/4169, K. 2023/11265, T. 19.12.2023
36. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2017/2462, K. 2020/392, T. 14.01.2020
37. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2015/277, K. 2015/3960, T. 12.10.2015
38. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/16955, K. 2023/5909, T. 22.06.2023
39. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2020/5562, K. 2020/9619, T. 24.12.2020
40. Yargıtay, 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13742, K. 2024/9465, T. 10.12.2024
41. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/2038, K. 2023/9258, T. 31.10.2023
42. Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2014/7, K. 2014/322, T. 10.06.2014
43. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2020/22431, K. 2023/7815, T. 18.09.2023
44. Yargıtay, 20. Ceza Dairesi, E. 2018/3887, K. 2019/6424, T. 25.11.2019
45. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/20030, K. 2023/3431, T. 12.04.2023
46. Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2021/3374, K. 2023/11202, T. 18.12

