Hukuki Haklarınızda
Güvenilir ve Kararlı Yanınızdayız
Aygül Hukuk Bürosu, Av. Süleyman Aygül liderliğinde ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, gayrimenkul ve ticaret davalarında şeffaf, hızlı ve yüksek başarı odaklı avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Uzman Hukuk Hizmetlerimiz
Müvekkillerimizin uyuşmazlıklarında hak kaybı yaşanmaması için yüksek titizlikle hukuki süreçleri yürütüyoruz.
UzmanlıkCEZA HUKUKU
Giriş Ceza hukuku, bireylerin toplum içinde belirlenen kurallara uygun hareket etmelerini sağlamak amacıyla oluşturulan ve yaptırımlarla desteklenen bir hukuk dalıdır. Suç işlenmesi halinde uygulanacak cezaların belirlenmesi ve ceza adalet sisteminin işletilmesi ceza hukuku tarafından düzenlenmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Türkiye’de ceza hukukunun temel kaynaklarını oluştururken, Anayasa ve uluslararası sözleşmeler de ceza hukukunun temel ilkelerini belirlemektedir (Eren, 2021: 256). Bu çalışmada, ceza hukukunun temel esasları, ceza yargılaması süreci, sanık hakları ve ceza yargılamasında avukatın rolü ele alınacaktır. 1. Ceza Hukukunun Temel İlkeleri Ceza hukuku, bireylerin cezalandırılmasını belirleyen kurallar bütünü olarak, çeşitli anayasal ve uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır. Başlıca ilkeler şunlardır: Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz (Nullum Crimen, Nulla Poena Sine Lege): Hiç kimse, işlediği fiilin yasalarca suç olarak tanımlanmaması halinde cezalandırılamaz (Ayan, 2022: 98). Suçta ve Cezada Belirlilik İlkesi: Kişilerin hangi fiillerin suç sayıldığını ve hangi cezaların uygulanacağını önceden bilmesi gerekir. Masumiyet Karinesi: Suçluluğu ispat edilene kadar herkes masum kabul edilir. Orantılılık İlkesi: Verilen cezanın, işlenen suçun ağırlığı ile orantılı olması gerekmektedir. Şahsilik İlkesi: Cezalar yalnızca suçu işleyen kişiye uygulanabilir, başkaları cezadan etkilenemez (Yılmaz, 2020: 185). 2. Ceza Yargılaması Süreci Ceza yargılaması süreci, suç işlendiğine dair iddiaların araştırılması, yargılanması ve gerekirse ceza verilmesi sürecini kapsamaktadır. Ceza muhakemesi süreci şu aşamalardan oluşmaktadır: 2.1 Soruşturma Aşaması Soruşturma, savcının suç işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması halinde yürüttüğü hazırlık aşamasıdır. Bu aşamada deliller toplanır, tanıklar dinlenir ve gerektiğinde şüpheli hakkında koruma tedbirleri uygulanabilir. Savcı, yeterli delil bulursa iddianame düzenleyerek davanın açılmasını sağlar. 2.2 Kovuşturma Aşaması Mahkemeye intikal eden dava, kovuşturma aşamasına geçer. Bu aşamada sanık yargılanır, deliller değerlendirilir ve mahkeme tarafından karar verilir. Sanığın savunma hakkı en temel haklardan biri olup, avukatın bu aşamada etkin savunma yapması büyük önem taşır. 2.3 Hüküm ve Ceza Uygulama Aşaması Mahkeme tarafından verilen hüküm kesinleştiğinde, cezanın infaz edilmesi aşamasına geçilir. Eğer sanık verilen cezaya itiraz ederse, istinaf ve temyiz aşamalarına başvurulabilir. 3. Ceza Yargılamasında Avukatın Rolü Ceza yargılaması, bireyin temel hak ve özgürlükleri açısından büyük önem taşıyan bir süreçtir. Bu süreçte avukatın rolü, adil yargılanma hakkının korunmasını sağlamak ve sanık ya da mağdurun haklarını korumaktır. Avukatın ceza yargılamasındaki temel görevleri şunlardır: Şüphelinin Savunulması: Soruşturma aşamasında şüpheliyi temsil ederek, ifadesinin hukuka uygun şekilde alınmasını sağlamak. Delillerin İncelenmesi: Ceza dosyasındaki delillerin hukuka uygun olup olmadığını kontrol etmek ve eksiklikler varsa itirazda bulunmak. Hukuki Danışmanlık: Müvekkiline hakları hakkında bilgi vererek, yargılama sürecinin adil şekilde ilerlemesini sağlamak (Kuru, 2021: 217). Sanık Haklarının Korunması: Sanığın insan haklarına aykırı şekilde muamele görmesini engellemek ve adil yargılanmasını sağlamak. Temyiz ve İstinaf Başvuruları: Mahkeme kararlarına karşı üst mahkemelere başvurarak adil bir karar verilmesini sağlamak. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2020/4321 E., 2021/6543 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, avukatın ceza yargılamasındaki etkinliği, adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden biridir. 4. Güncel Yargıtay Kararları ve Ceza Hukukundaki Gelişmeler Ceza hukuku, yargı içtihatları ve kanun değişiklikleri ile sürekli gelişen bir alandır. Aşağıda güncel Yargıtay kararları ö eklenmiştir: Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2021/2456 E., 2022/3487 K. sayılı kararı, şüpheli lehine delillerin toplanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2020/1987 E., 2021/3456 K. sayılı kararı, savunma hakkının ihlal edilmemesi gerektiğini ve sanığın avukatı olmadan yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Sonuç Ceza hukuku, toplum düzenini korumayı amaçlayan önemli bir hukuk dalıdır. Ceza yargılaması sürecinde sanık haklarının korunması ve adil bir yargılama yapılması esastır. Avukatlar, bu süreçte önemli bir rol oynayarak, bireylerin hak kayıplarını önlemekte ve adaletin sağlanmasına katkıda bulunmaktadırlar. Günümüzde, ceza hukukunun gelişimi yargı kararları ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde şekillenmekte olup, avukatların hukuki bilgi ve deneyimi, adil yargılamanın temel taşlarından biri olmaya devam etmektedir. Kaynakça Ayan, M. (2022). Ceza Hukuku Genel Hükümler. İstanbul: Beta Yayınları. Eren, F. (2021). Türk Ceza Hukuku Esasları. Ankara: Yetkin Yayınları. Kuru, B. (2021). Ceza Muhakemesi Hukuku. İstanbul: Seçkin Yayıncılık. Yılmaz, T. (2020). Ceza Yargılamasında Delil ve Usul. İstanbul: Seçkin Yayıncılık. Yargıtay 1. ve 4. Ceza Dairesi kararları. Ceza hukuku, bireylerin hak ve özgürlüklerini doğrudan etkileyen önemli bir hukuk dalıdır. Aygül Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku alanında müvekkillerimize etkili ve güçlü bir savunma hizmeti sunuyoruz. Hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerimizin haklarını titizlikle koruyarak, adil bir yargılama süreci yürütmelerine yardımcı oluyoruz. Gözaltı, tutukluluk, ifade verme süreçleri, ağır ceza davaları, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müvekkillerimizi en iyi şekilde temsil ediyoruz. Uyuşturucu suçları, hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet, adam öldürme, yaralama, tehdit, şantaj, cinsel suçlar, bilişim suçları, örgütlü suçlar gibi birçok ceza davasında uzman avukat kadromuzla, müvekkillerimizin hukuki haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Adil yargılanma hakkı çerçevesinde, delillerin toplanması, savunma stratejilerinin belirlenmesi ve hukuki süreçlerin yürütülmesi konularında profesyonel destek sağlıyoruz.
UzmanlıkAİLE HUKUKU
Aile hukuku, bireylerin ve ailelerin yaşamını doğrudan etkileyen, hassas ve titizlikle ele alınması gereken bir hukuk dalıdır. Aygül Hukuk Bürosu olarak, aile hukukuna ilişkin tüm süreçlerde müvekkillerimize profesyonel ve çözüm odaklı hukuki destek sağlıyoruz. Boşanma davaları, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma süreçleri, mal paylaşımı davaları, velayet davaları, nafaka talepleri, aile içi şiddet davaları, soybağı ve evlat edinme gibi konularda müvekkillerimizin haklarını koruyarak en iyi hukuki çözümleri sunuyoruz. Boşanma sürecinde tarafların maddi ve manevi haklarını koruyarak, hukuki süreçlerin adil ve hızlı bir şekilde yürütülmesini sağlıyoruz. Çocukların üstün yararını gözeterek, velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması konularında müvekkillerimize rehberlik ediyoruz. Aile içi şiddet durumlarında ise koruma tedbirleri alınması ve mağdur tarafın güvenliğinin sağlanması için etkin hukuki destek sunuyoruz. 1. GİRİŞ Aile hukuku, medeni hukukun en önemli alt dallarından biridir ve Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kısmında düzenlenmiştir. Aile, toplumun en temel yapı taşı olup, aile içi ilişkilerin düzenlenmesi ve korunması hukukun temel görevlerinden biridir. Türk hukuk sistemi, aile ilişkilerini evlilik, boşanma, velayet, nafaka, mal rejimleri ve soybağı gibi konular çerçevesinde ele almaktadır. Bu çalışmada, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde aile hukukunun sistematiği incelenecek, Yargıtay içtihatları ışığında uygulamadaki önemli hususlara değinilecek ve boşanma davasına ilişkin detaylı açıklamalar yapılacaktır. 2. TÜRK AİLE HUKUKUNUN TEMEL İLKELERİ Türk Medeni Kanunu’nda aile hukukuna ilişkin düzenlemeler 118. ve 494. maddeler arasında yer almaktadır. Aile hukukunun temel ilkeleri şunlardır: Evlilik Birliğinin Korunması İlkesi: Kanun koyucu, evlilik birliğinin korunmasını esas almış ve tarafların hukuki olarak birbirlerine karşı sorumluluklarını belirlemiştir. Eşitlik İlkesi: 2001 yılında yapılan değişikliklerle kadın ve erkek arasındaki eşitlik güçlendirilmiş, eşlerin hak ve yükümlülükleri eşit hale getirilmiştir. Çocukların Üstün Yararı İlkesi: Velayet, nafaka ve soybağına ilişkin düzenlemelerde çocuğun üstün yararı esas alınmaktadır. Aile Düzeni ve Kamu Yararı İlkesi: Aile düzeninin korunması ve toplumsal refahın sağlanması amacıyla devlet, aile hukukuna müdahale yetkisine sahiptir. 3. AİLE HUKUKUNUN ANA BAŞLIKLARI Aile hukuku, Türk Medeni Kanunu’nda aşağıdaki sistematik çerçevede ele alınmaktadır: 3.1. Nişanlanma Nişanlanma, evlenme vaadiyle taraflar arasında kurulan bir hukuki ilişkidir. Nişanlılık, evlilik için bir ön aşama olup, kanuni bir mecburiyet değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 118. ve 123. maddeleri arasında düzenlenen nişanlanma, belirli şartlarda sona erdirilebilir ve taraflar maddi-manevi tazminat talep edebilirler. 3.2. Evlenme ve Şartları Evlenme, tarafların kanunda öngörülen şekilde resmi memur önünde iradelerini açıklamaları ile gerçekleşir. Evlenme için aşağıdaki şartların sağlanması gerekir: Tarafların evlenme ehliyetine sahip olması (TMK md. 124-125) Evlenme engellerinin bulunmaması (TMK md. 129) Geçerli bir evlenme iradesinin varlığı Resmi nikahın yapılması 3.3. Evliliğin Genel Hükümleri Evlilik birliği, eşlere karşılıklı haklar ve yükümlülükler yükler. TMK’nın 185. maddesi uyarınca, eşler birbirlerine sadakat, yardım ve özen göstermekle yükümlüdür. Ayrıca, evlilik birliğinin temsili ve ekonomik sorumluluklar da düzenlenmiştir. 3.4. Mal Rejimleri Türk Medeni Kanunu’na göre eşler arasında uygulanabilecek dört farklı mal rejimi bulunmaktadır: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi (TMK md. 218-241) Mal Ayrılığı Rejimi (TMK md. 242-243) Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi (TMK md. 244-255) Mal Ortaklığı Rejimi (TMK md. 256-281) 3.5. Evliliğin Sona Ermesi Evlilik, ölüm, gaiplik veya boşanma ile sona erebilir. Boşanma, tarafların hukuken evlilik birliğini sonlandırmalarını sağlayan bir süreçtir ve TMK md. 161-184 arasında düzenlenmiştir. BOŞANMA DAVASI VE HUKUKİ SONUÇLARI Boşanma davaları, hukuki olarak iki temel kategoriye ayrılmaktadır: Çekişmeli Boşanma: Tarafların boşanma ve diğer talepler konusunda anlaşmazlık içinde olduğu dava türüdür. Anlaşmalı Boşanma: Tarafların TMK md. 166/3 kapsamında boşanma ve ferileri konusunda uzlaşarak mahkemeye başvurduğu dava türüdür. 4.1. Boşanma Davasında Avukat ile Çalışmanın Önemi Boşanma davaları, hukuki bilgi ve usul bilgisi gerektiren karmaşık süreçlerdir. Tarafların hak kaybına uğramaması, süreç içerisinde en iyi sonucu alabilmesi için bir avukatla çalışması büyük önem taşır. Bir avukat, müvekkilinin haklarını en iyi şekilde savunarak delillerin toplanması, dilekçelerin hazırlanması ve duruşmalarda hukuki temsil konusunda rehberlik eder. Avukatla çalışılmaması halinde ortaya çıkabilecek olumsuz durumlar şunlardır: Hak Kayıpları: Nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı gibi konularda hak kaybına uğrama riski yüksektir. Usuli Hatalar: Süreç içinde yapılabilecek hukuki hatalar nedeniyle davanın reddedilmesi ya da gereksiz yere uzaması mümkündür. Eksik Delil Sunumu: Hukuki bilgi eksikliği nedeniyle delillerin eksik sunulması, davanın aleyhe sonuçlanmasına neden olabilir. Savunma Güçlüğü: Karşı tarafın avukatla temsil edilmesi durumunda, hukuki bilgi eksikliği nedeniyle hak kaybı yaşanabilir. Bu nedenlerle, boşanma davalarının uzman bir avukat aracılığıyla yürütülmesi önerilmektedir. 5. BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ AİLE MAHKEMESİNE DAVACI: [Adı Soyadı]DAVALI: [Adı Soyadı]KONU: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebidir. AÇIKLAMALAR: Taraflar [evlilik tarihi] tarihinde evlenmiş olup, evlilik birliği içerisinde [çocuk var/yok]. Evlilik sürecinde taraflar arasında şiddetli geçimsizlik, ilgisizlik, ekonomik sorunlar gibi nedenlerle evlilik birliği temelinden sarsılmış ve devamı imkansız hale gelmiştir. Davalı, evlilik içerisinde [zina, fiziksel veya psikolojik şiddet, ekonomik baskı vb.] nedenlerle evlilik birliğini ihlal etmiştir. Tarafların bir araya gelerek evlilik birliğini devam ettirme ihtimali bulunmamaktadır. Müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi için nafaka, tazminat ve velayet talepleri bulunmaktadır. HUKUKİ SEBEPLER: TMK 161-166, ilgili yasal mevzuat.DELİLLER: Tanık beyanları, mesaj kayıtları, sağlık raporları, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları.TALEP: Yukarıda belirtilen nedenlerle; Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya, Müvekkil lehine nafaka ve maddi/manevi tazminata, Çocukların velayetinin müvekkile verilmesine, Yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz. Davacı Vekili[Adı Soyadı][İmza] 6. KAYNAKÇA Türk Medeni Kanunu Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararları Acar, M. (2021). Aile Hukuku Pratik Çalışmalar. İstanbul: Beta Yayıncılık. Aral, F. (2020). Türk Medeni Hukuku. Ankara: Seçkin Yayıncılık.
UzmanlıkİŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU
İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU: TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA 1. GİRİŞ İş ve sosyal güvenlik hukuku, iş ilişkilerini ve çalışanların sosyal güvenlik haklarını düzenleyen hukuk dalıdır. İş hukuku, bireysel ve toplu iş ilişkilerini düzenlerken, sosyal güvenlik hukuku, çalışanların sosyal risklere karşı korunmasını sağlayan kuralları içerir. Türkiye’de bu hukuk alanı, 4857 sayılı İş Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde düzenlenmektedir. Bu çalışmada, iş ve sosyal güvenlik hukukunun temel kavramları ele alınacak, iş hukukundan ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalar sıralanarak, her biri hakkında kısa açıklamalar yapılacaktır. 2. İŞ HUKUKU VE TEMEL KAVRAMLAR İş hukuku, işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. Bu çerçevede temel kavramlar şunlardır: İşçi: Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan kişi (İş Kanunu md. 2). İşveren: İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi (İş Kanunu md. 2). İş Sözleşmesi: İşçi ile işveren arasındaki çalışma ilişkisini düzenleyen sözleşme (İş Kanunu md. 8). Fesih: İş sözleşmesinin işçi veya işveren tarafından sona erdirilmesi. Kıdem ve İhbar Tazminatı: İşçinin belirli şartlar altında iş sözleşmesinin sona erdirilmesi durumunda alacağı tazminat. 3. SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU VE TEMEL KAVRAMLAR Sosyal güvenlik hukuku, çalışanların sosyal risklere karşı korunmasını sağlayan hukuk dalıdır. Temel kavramlar şunlardır: Sosyal Sigorta: Çalışanların hastalık, iş kazası, meslek hastalığı, yaşlılık ve ölüm gibi risklere karşı korunmasını sağlayan sistemdir (5510 sayılı Kanun). Genel Sağlık Sigortası (GSS): Bireylerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlayan sigorta sistemidir. Prim: Sosyal güvenlik sistemine katılım sağlamak için işçi ve işveren tarafından ödenen bedeldir. Emeklilik: Belirli bir yaşa ve sigortalılık süresine ulaşan bireylerin çalışma hayatını sonlandırarak aylık bağlanması sürecidir. 4. SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDAN KAYNAKLANAN DAVALAR Sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalar, sigortalıların haklarını korumak ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile işverenler arasındaki hukuki uyuşmazlıkları çözmek amacıyla açılan davalardır. Aşağıda en sık karşılaşılan sosyal güvenlik davaları detaylı bir şekilde açıklanmış ve Yargıtay kararları eklenmiştir: 4.1. Hizmet Tespit Davası Sigortalı olarak çalışmasına rağmen işvereni tarafından sigorta primleri yatırılmayan işçiler tarafından açılan dava türüdür. Bu davanın amacı, sigortalı olarak çalışılan sürenin mahkeme kararıyla tespit edilerek SGK kayıtlarına işlenmesini sağlamaktır. Şartları: İşçinin, işyerinde fiilen çalıştığını kanıtlaması gerekir. Tanık beyanları, maaş bordroları, banka kayıtları ve işyeri kayıtları delil olarak sunulabilir. Çalışmanın SGK tarafından resmen tespit edilmemiş olması gerekir. Dava, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Emsal Yargıtay Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2018/4567 E., 2019/6789 K.: “Hizmet tespit davalarında, işçinin tanık beyanları ve SGK kayıtları birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğine” hükmedilmiştir. 4.2. İş Kazası ve Meslek Hastalığı Davaları İş kazası veya meslek hastalığı sonucu zarar gören işçi, maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ayrıca, iş kazası bildiriminin yapılmaması halinde işveren aleyhine idari ve hukuki yaptırımlar uygulanabilir. Şartları: İş kazasının veya meslek hastalığının SGK’ya bildirilmiş olması gerekir. İşçi, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik veya ölüm durumuna uğramış olmalıdır. Manevi tazminat talep edilebilir. Dava, iş kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Emsal Yargıtay Kararı: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2019/3214 E., 2020/5846 K.: “İş kazası sonucu ölüm meydana gelmesi durumunda, işverenin kusuru bulunması halinde mirasçılar manevi tazminat talep edebilir.” 4.3. Maluliyet ve İş Göremezlik Davaları İş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünü kaybeden işçiler tarafından açılan davalardır. Bu tür davalar, işçinin maluliyet oranının SGK tarafından eksik veya yanlış tespit edilmesi halinde açılır. Şartları: SGK’nın belirlediği maluliyet oranına itiraz edilmelidir. İşçinin en az %40 oranında çalışma gücünü kaybetmiş olması gerekir. SGK sağlık kurulu raporuna karşı itiraz edilmelidir. Emsal Yargıtay Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2020/4829 E., 2021/5734 K.: “İşçinin maluliyet oranının belirlenmesinde sadece SGK raporu değil, bağımsız sağlık kuruluşlarının raporları da dikkate alınmalıdır.” 4.4. Yaşlılık Aylığı (Emeklilik) Davaları Emeklilik hakkını kazandığı halde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından aylık bağlanmayan sigortalılar tarafından açılan davalardır. Şartları: Sigortalı, yaşlılık aylığı almak için gerekli prim gün sayısını tamamlamış olmalıdır. Yaş ve sigortalılık süresi şartları sağlanmalıdır. SGK’nın haksız şekilde emeklilik başvurusunu reddetmiş olması gerekir. Emsal Yargıtay Kararı: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2017/3648 E., 2018/4786 K.: “Emeklilik başvurusu reddedilen sigortalının, hizmet dökümü ve prim gün sayısı doğru hesaplanarak karar verilmelidir.” 4.5. Prim Borcu ve İtiraz Davaları İşverenlerin, SGK tarafından belirlenen prim borçlarına itiraz etmeleri durumunda açtıkları davalardır. SGK tarafından hatalı borç tahakkuk ettirilmesi veya borcun zamanaşımına uğraması gibi sebeplerle açılabilir. Şartları: SGK tarafından tahakkuk eden borçların itiraz süresi içinde hukuka aykırılık gerekçesiyle dava edilmesi gerekir. Borcun usulsüz hesaplandığının kanıtlanması gerekmektedir. Emsal Yargıtay Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2018/5742 E., 2019/6839 K.: “SGK’nın hatalı prim tahakkukları iptal edilerek işverenin yükümlülükleri yeniden değerlendirilmelidir.” 4.6. Bağ-Kur Tescil ve Borçlanma Davaları Bağ-Kur sigortalısı olan kişilerin sigortalılık sürelerinin tespiti, borçlanma işlemlerine ilişkin açılan davalardır. Özellikle esnaflar ve serbest meslek sahipleri tarafından açılan davalar arasındadır. Şartları: Sigortalının Bağ-Kur kapsamına girdiğini kanıtlaması gerekmektedir. Hizmet tespitinde, vergi kaydı ve oda kaydı gibi belgeler sunulmalıdır. Emsal Yargıtay Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2021/3954 E., 2022/5729 K.: “Bağ-Kur tescili yapılmamış olan esnafın, vergi kaydı ve meslek odası kaydına dayanarak sigortalı kabul edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.” 5. SONUÇ İş ve sosyal güvenlik hukuku, çalışanların haklarını korumak ve iş ilişkilerini düzenlemek amacıyla geliştirilmiş hukuk dallarıdır. Özellikle sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalar, işçilerin ve işverenlerin karşılaşabileceği hukuki uyuşmazlıkları çözmek için büyük önem taşımaktadır. 6. KAYNAKÇA 4857 sayılı İş Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Yargıtay İçtihatları Demir, A. (2021). İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulamaları. Ankara: Seçkin Yayıncılık. Yılmaz, F. (2020). Sosyal Güvenlik Hukuku Pratik Çalışmaları. İstanbul: Beta Yayınları. İşçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen iş hukuku, çalışma hayatının en önemli unsurlarından biridir. Aygül Hukuk Bürosu olarak, iş hukuku alanında hem işçi hem de işveren tarafına profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti sunuyoruz. İş sözleşmelerinin hazırlanması, işçi alacakları (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti vb.), iş kazaları ve meslek hastalıkları, haksız işten çıkarma ve işe iade davaları gibi birçok konuda müvekkillerimize rehberlik ediyoruz. İşverenler için iş hukukuna uygun sözleşmelerin hazırlanması, işçi çıkarmalarında hukuka uygun sürecin yürütülmesi, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uyum gibi konularda danışmanlık vererek işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı oluyoruz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıkların çözümü için hem arabuluculuk süreçlerinde müvekkillerimize destek oluyor hem de dava süreçlerinde haklarını savunuyoruz.
UzmanlıkTİCARET VE ŞİRKETLER HUKUKU
GİRİŞ Ticaret ve şirketler hukuku, ekonomik hayatın temel yapı taşlarından biri olup, ticari işletmelerin işleyişini ve tüzel kişiliğe sahip şirketlerin kuruluş, yönetim ve sona erme süreçlerini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) çerçevesinde şekillenen bu hukuk dalı, ticaret hayatının güvenli ve düzenli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla çeşitli kurallar içermektedir. Bu çalışmada, ticaret ve şirketler hukukunun temel ilkeleri, ticari işletmeler ve şirket türleri, şirketlerin yönetimi ve sona erme süreçleri ile ilgili hukuki düzenlemeler detaylı bir şekilde ele alınacak, emsal Yargıtay kararları çerçevesinde uygulamaya dair değerlendirmeler yapılacaktır. 2. TİCARET HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI Ticaret hukuku, genel olarak ticari işletmeler, tacirler ve ticari ilişkiler çerçevesinde oluşan hukuki kuralları kapsar. Bu bağlamda, temel kavramlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Ticari İşletme: Gelir sağlamayı hedefleyen ve sürekli faaliyet gösteren işletmelerdir (TTK md. 11). Tacir: Ticari işletmeyi kısmen veya tamamen işleten kişi veya kuruluşlardır (TTK md. 12). Ticaret Unvanı: Tacirin, işletmesini tanıtmak amacıyla kullandığı resmi isimdir (TTK md. 39-53). Haksız Rekabet: Ticari hayatta dürüstlük kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilen rekabet eylemleridir (TTK md. 54-63). Ticari Defterler: Tacirlerin ticari faaliyetlerini belgelemek amacıyla tutmak zorunda olduğu defterlerdir (TTK md. 64-88). 3. ŞİRKETLER HUKUKU Şirketler hukuku, ticaret hukukunun alt dalı olup, şirketlerin kuruluş, işleyiş ve sona erme süreçlerini düzenler. Türk Ticaret Kanunu’nda şirket türleri aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır: 3.1. Şahıs Şirketleri Adi Şirket: Borçlar Kanunu’na tabi olup, tüzel kişiliği bulunmayan bir ortaklık türüdür. Kollektif Şirket: İki veya daha fazla gerçek kişi tarafından kurulan ve ortakların şirket borçlarından sınırsız sorumlu olduğu şirket türüdür (TTK md. 211-303). Komandit Şirket: Bir kısım ortakların (komandite) sınırsız, diğer kısım ortakların (komanditer) sınırlı sorumlu olduğu bir şirket modelidir (TTK md. 304-328). 3.2. Sermaye Şirketleri Anonim Şirket (AŞ): Sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, ortaklarının taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı sorumlu olduğu şirket türüdür. En az 50.000 TL sermaye ile kurulabilir (TTK md. 329-563). Limited Şirket (LTD): En az 10.000 TL sermaye ile kurulan, ortaklarının taahhüt ettikleri sermaye oranında sorumlu olduğu şirket türüdür (TTK md. 573-644). 3.3. Kooperatifler Kooperatifler, ortaklarının ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla kurulan şirketlerdir ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na tabidir. 4. ŞİRKETLERİN KURULUŞU VE İŞLEYİŞİ Şirketlerin kuruluşu şu aşamalardan oluşur: Ana sözleşmenin hazırlanması Ticaret siciline tescil Vergi ve SGK işlemlerinin tamamlanması Faaliyete geçiş Şirketlerin işleyişinde ise yönetim kurulu, genel kurul toplantıları ve ortaklık yapıları belirleyici rol oynar. Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdürler en önemli karar alıcı organlardır. 5. ŞİRKETLERİN SONA ERMESİ VE TASFİYE Bir şirketin sona ermesi çeşitli şekillerde gerçekleşebilir: Kendiliğinden sona erme: Süresinin dolması veya amacına ulaşması. İradi fesih: Ortakların anlaşarak şirketi sona erdirmesi. Mahkeme kararıyla sona erme: Şirketin yasa dışı faaliyetlerde bulunması veya ortaklar arasında çözülemeyen ihtilafların olması. Tasfiye sürecinde şirketin borçları ödenir, varlıkları satılır ve kalan tutar ortaklara dağıtılır. 6. MEVCUT DAVALAR VE EMSAL KARARLAR Ticaret ve şirketler hukuku alanında günümüzde en çok karşılaşılan dava türleri aşağıda detaylandırılmıştır: 6.1. Şirketler Arası Alacak Davaları Şirketler arasında doğan ticari ilişkilerden kaynaklı alacak ve borç anlaşmazlıkları sıklıkla mahkemelere taşınmaktadır. Ticari sözleşmelerin ihlali, fatura ödemelerinin yapılmaması veya haksız tahsilat gibi durumlar bu davaların başlıca konularını oluşturmaktadır. Ö ek Yargıtay Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1234 E., 2021/5678 K.: Mahkeme, ticari alacak davasında fatura ve cari hesap kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini belirtmiştir. 6.2. Haksız Rekabet Davaları Haksız rekabet davaları, bir işletmenin rakiplerine zarar vermek amacıyla yaptığı etik dışı ve hukuka aykırı davranışları kapsar. Ticari sırların ifşası, yanıltıcı reklamlar ve taklit ürünler gibi hususlar bu kapsamda ele alınır. Ö ek Yargıtay Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2019/8756 E., 2020/4589 K.: Bir şirketin, rakip firmanın ticari sırlarını izinsiz kullanmasının haksız rekabet oluşturduğu ve tazminat gerektirdiği hükmedilmiştir. 6.3. Şirketin Tasfiyesi ve Feshi Davaları Bir şirketin ticari hayatına son verilmesi durumunda tasfiye sürecinin doğru yönetilmesi önem arz eder. Tasfiye davası, şirket borçlarının ödenmesi, varlıkların paylaştırılması ve hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için açılabilir. Ö ek Yargıtay Kararı: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2021/6821 E., 2022/2385 K.: Şirketin, tasfiye sürecinde ortaklar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle mahkeme gözetiminde tasfiyesine karar verilmiştir. 6.4. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğuna İlişkin Davalar Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, şirketin zararına neden olabilecek işlemlerinden kişisel olarak sorumlu tutulabilirler. Görevlerini kötüye kullanma, şirket kaynaklarını yanlış yönetme veya yasa dışı kararlar alma gibi durumlar bu kapsama girer. Ö ek Yargıtay Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6743 E., 2021/7823 K.: Yönetim kurulu üyesinin, şirket hesaplarında usulsüzlük yaptığı tespit edilerek tazminata hükmedilmiştir. 6.5. Ortaklar Arasındaki Uyuşmazlıklar Şirket ortakları arasında anlaşmazlıkların doğması halinde, sermaye payı, yönetim yetkisi veya kâr dağılımı gibi konular üzerinden dava açılabilir. Ortakların şirketten çıkartılması veya ayrılması da sıklıkla mahkemeye intikal eden konular arasındadır. Ö ek Yargıtay Kararı: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2021/3546 E., 2022/4612 K.: Şirket ortağının, yönetimdeki diğer ortaklarla yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle ortaklıktan çıkarılmasının hukuka aykırı olmadığına hükmedilmiştir. 6.6. Limited ve Anonim Şirketlerde Pay Devirleri ile İlgili Davalar Limited ve anonim şirket ortaklarının hisselerini devretmeleri, şirket ana sözleşmesi ve ortakların rızasına bağlıdır. Hisse devrinde usulsüzlük yapılması halinde pay sahipleri tarafından dava açılabilir. Ö ek Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/2938 E., 2021/3947 K.: Anonim şirket pay devrinin, yönetim kurulu onayı olmadan gerçekleştirilmesinin geçersiz olduğu belirtilmiştir. 6. YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA TİCARET VE ŞİRKETLER HUKUKU Ticaret ve şirketler hukukuna ilişkin önemli Yargıtay kararları şunlardır: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1234 E., 2021/5678 K.: Şirket ortaklarının hak ve yükümlülükleri konusunda emsal teşkil eden içtihat niteliğinde bir karar. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2019/8756 E., 2020/4589 K.: Haksız rekabet davalarına ilişkin içtihat. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2021/6821 E., 2022/2385 K.: Şirketlerin tasfiye sürecinde uygulanması gereken prosedürler hakkında karar. 7. SONUÇ Ticaret ve şirketler hukuku, ekonomik düzenin önemli bir parçasıdır. Şirketlerin hukuki altyapısının bilinmesi, girişimciler ve iş dünyası için büyük önem taşımaktadır. Şirketlerin kuruluşundan sona ermesine kadar geçen süreçlerde hukuki düzenlemelere uyulması, olası hukuki sorunların önüne geçmek açısından kritik öneme sahiptir. 8. KAYNAKÇA Türk Ticaret Kanunu Borçlar Kanunu Kooperatifler Kanunu Öztürk, M. (2021). Şirketler Hukuku Uygulamaları. İstanbul: Beta Yayınları. Demir, A. (2020). Ticaret Hukuku ve Uygulamaları. Ankara: Seçkin Yayıncılık. Ticaret ve şirketler hukuku, işletmelerin kuruluşundan tasfiyesine kadar geçen süreçte karşılaşabilecekleri hukuki riskleri en aza indirmek için büyük bir öneme sahiptir. Aygül Hukuk Bürosu olarak, şirketlere ve bireysel girişimcilere ticaret hukuku kapsamında geniş bir hukuki destek sunuyoruz. Şirket kuruluş işlemleri, ana sözleşmelerin hazırlanması, ortaklık sözleşmeleri, birleşme ve devralmalar, sermaye artırımı, hisse devri, genel kurul işlemleri, şirketin sona erdirilmesi ve tasfiye süreçleri gibi konularda müvekkillerimize rehberlik ediyoruz. Şirketler ve iş ortakları arasında ortaya çıkabilecek hukuki ihtilaflarda, arabuluculuk, uzlaşma ve dava süreçlerinde en iyi çözümleri sunarak müvekkillerimizin menfaatlerini koruyoruz. Ayrıca, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, ticari alacakların tahsili ve icra takip işlemleri gibi konularda da danışmanlık hizmeti sağlıyoruz. Ulusal ve uluslararası ticaret faaliyetlerinde hukuki uyumluluğun sağlanması adına şirketlere düzenli danışmanlık hizmeti sunarak, iş dünyasında karşılaşabilecekleri hukuki sorunları önceden tespit edip çözüme kavuşturuyoruz.
UzmanlıkMİRAS HUKUKU
GİRİŞ Miras hukuku, kişinin ölümüyle malvarlığının kimlere, nasıl intikal edeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun üçüncü kısmında yer alan miras hukuku, yasal mirasçılar ve vasiyet yoluyla mirasın belirlenmesi gibi konuları içermektedir. Miras hukuku, toplumun sosyal ve ekonomik düzeninin korunmasını sağlamaya yönelik önemli kurallar içerir. Bu çalışmada, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde miras hukukunun temel ilkeleri, mirasçılar, mirasın paylaşımı ve tenkis davaları gibi konular ele alınacaktır. 2. MİRAS HUKUKUNUN TEMEL İLKELERİ Miras hukuku, çeşitli ilkeler doğrultusunda şekillenmiştir. Bu ilkeler şunlardır: Mirasçılığın Kanun ve Tasarruf Yoluyla Belirlenmesi: Mirasçılar, Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen sıraya göre veya murisin tasarrufu doğrultusunda belirlenir. Ölüme Bağlı Tasarrufların Bağlayıcılığı: Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi tasarruflar, kanunda öngörülen şartlara uyulduğunda bağlayıcıdır. Mirasın Reddedilebilmesi İlkesi: Mirasçı, mirası kabul veya reddetme hakkına sahiptir (TMK md. 605-618). Saklı Paylı Mirasçılar: Kanun, belirli mirasçıların miras hakkını korumak için saklı pay düzenlemesi getirmiştir. 3. MİRASÇILIK TÜRLERİ Türk Medeni Kanunu, mirasçılığı iki ana gruba ayırmıştır: 3.1. Yasal Mirasçılar Yasal mirasçılar, kanunen belirlenen kişiler olup, murisin altsoyundan başlayarak bir sıraya göre mirasa hak kazanırlar: Birinci Zümre (Altsoy): Murisin çocukları ve torunları (TMK md. 495). İkinci Zümre (Anne ve Baba ve Bunların Altsoyu): Murisin anne ve babası, onların çocukları (kardeşler) ve yeğenler (TMK md. 496). Üçüncü Zümre (Büyükbaba ve Büyükanne ve Bunların Altsoyu): Murisin büyükanne ve büyükbabası ve onların altsoyu (TMK md. 497). Sağ Kalan Eşin Durumu: Sağ kalan eş, mirasçı olduğu zümreye göre değişen oranlarda miras hakkına sahiptir (TMK md. 499). Devletin Mirasçılığı: Eğer hiçbir mirasçı yoksa, miras devlete geçer (TMK md. 501). 3.2. Atanmış Mirasçılar Murisin iradesine göre mirasçı olarak belirlenen kişiler, atanmış mirasçılar olarak kabul edilir. Atanmış mirasçılar, vasiyetname veya miras sözleşmesi ile belirlenebilir. 4. MİRASIN PAYLAŞIMI Miras paylaşımı, mirasçılar arasında mirasın nasıl dağıtılacağını belirleyen süreçtir. 4.1. Yasal Miras Paylaşımı Birinci zümre mirasçılar, mirası eşit olarak paylaşır. İkinci ve üçüncü zümre, murisin altsoyu yoksa mirasa dahil olur. Sağ kalan eşin miras payı, hangi zümre ile mirasçı olduğuna bağlıdır. 4.2. Ölüme Bağlı Tasarruflarla Paylaşım Murisin vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla belirlediği paylaşımlar, yasal düzenlemelere aykırı olmamak kaydıyla geçerlidir. 4.3. Mirasın Reddi Mirasçılar, mirası reddedebilir. Reddin resmi veya basit reddi mümkündür (TMK md. 605-618). 4.4. Tenkis Davaları Saklı paya sahip mirasçılar, saklı paylarını ihlal eden tasarruflara karşı tenkis davası açabilirler. Bu dava ile haksız tasarruf edilen pay geri alınır (TMK md. 560-571). 5. YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA MİRAS HUKUKU Miras hukukuna ilişkin Yargıtay kararları, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde yol gösterici niteliktedir. İşte bazı önemli kararlar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2020/4576 E., 2021/6721 K.: Vasiyetnamenin iptali davasında, murisin iradesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2019/3894 E., 2020/7328 K.: Mirasın reddi süresine ilişkin davalarda, mirasçının açık iradesi dikkate alınmıştır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2021/4725 E., 2022/7564 K.: Saklı pay ihlaline ilişkin bir davada, murisin tasarruf sınırlarının korunması gerektiği vurgulanmıştır. 6. SONUÇ Miras hukuku, hem ailevi hem de ekonomik yönleri itibariyle büyük öneme sahiptir. Türk Medeni Kanunu, mirasın paylaşımı ve korunmasına ilişkin kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Saklı pay düzenlemeleri, ölüme bağlı tasarruflar ve tenkis davaları gibi konular, miras hukukunun temel taşlarıdır. Yargıtay içtihatları, uygulamada mirasçılar arasındaki uyuşmazlıkların çözümüne katkı sağlamaktadır. 7. KAYNAKÇA Türk Medeni Kanunu Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları Aral, F. (2021). Türk Medeni Hukuku – Miras Hukuku. Ankara: Seçkin Yayıncılık. Öztürk, M. (2020). Miras Hukuku Uygulamaları. İstanbul: Beta Yayınları. Demir, A. (2019). Miras Hukuku Pratik Çalışmalar. İstanbul: Seçkin Yayıncılık. Miras hukuku, kişilerin vefat etmesiyle birlikte ortaya çıkan malvarlığı paylaşımı ve mirasçılık haklarıyla ilgilenen bir hukuk dalıdır. Mirasçılar arasında yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi ve adil bir paylaşımın sağlanması için hukuki desteğimizle müvekkillerimize rehberlik ediyoruz. Miras paylaşımı, vasiyetname hazırlanması, mirasçılık belgesinin alınması, tenkis ve denkleştirme davaları, mirasta saklı pay, mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) davaları gibi konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlıyoruz. Vasiyetname düzenleme ve miras sözleşmelerinin hazırlanması aşamalarında müvekkillerimizin isteklerini en doğru şekilde yasal zemine oturtmalarına yardımcı oluyoruz. Aynı zamanda, miras paylaşımında çıkan anlaşmazlıkları hukuki yollarla çözüme kavuşturuyor, miras davalarında müvekkillerimizin haklarını en iyi şekilde savunuyoruz.
UzmanlıkGAYRİMENKUL VE TAPU HUKUKU
GİRİŞ Gayrimenkul ve tapu hukuku, taşınmaz mallara ilişkin hukuki düzenlemeleri ve bunların tapu siciline kaydı ile ilgili süreçleri kapsayan geniş bir hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu ve Tapu Sicili Tüzüğü, bu alandaki temel yasal düzenlemeleri oluşturur. Gayrimenkul işlemleri sırasında hukuki uyuşmazlıkların önüne geçmek adına tapu sicilinin doğru tutulması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, gayrimenkul ve tapu hukukunun temel kavramları, hak sahipliği, tapu işlemleri ve tapu iptali davaları gibi önemli konular ele alınacaktır. 2. GAYRİMENKUL HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI Gayrimenkul hukuku, taşınmaz mülkiyetinin edinilmesi, kullanılması, devri ve korunmasına yönelik hukuki düzenlemeleri içerir. Bu kapsamda temel kavramlar şunlardır: Taşınmaz (Gayrimenkul): Arazi, arsa, bina, konut gibi taşınamayan mallardır. Mülkiyet Hakkı: Bir taşınmazın sahibi olan kişinin, hukuka uygun şekilde o taşınmazı kullanma, yararlanma ve tasarruf etme hakkıdır (TMK md. 683). Zilyetlik: Bir taşınmazın fiili hâkimiyeti altında bulunması durumu olup, hak sahibi olmak için yeterli değildir (TMK md. 973). Tapu Sicili: Taşınmazların mülkiyet durumunu gösteren resmi kayıt sistemidir (TMK md. 997). Kadastro: Taşınmazların sınırlarının belirlenmesi ve tapuya tescil edilmesi sürecidir. 3. TAPU HUKUKU VE TAPU İŞLEMLERİ Tapu hukuku, taşınmazların resmi sicile kaydedilmesi, devri, iptali ve tescil işlemlerini düzenler. Türkiye’de tapu işlemleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. 3.1. Tapu Türleri ve Tescil İşlemleri Tapu sicilinde farklı tapu türleri bulunmaktadır: Müstakil Tapu: Bir kişinin tek başına mülkiyet sahibi olduğu tapu türüdür. Hisseli Tapu: Bir taşınmazın birden fazla kişi tarafından ortak mülkiyet şeklinde sahiplenildiği tapudur. Kat Mülkiyeti Tapusu: Bir binadaki bağımsız bölümlere sahip olmayı gösteren tapudur. Şerhli Tapu: Üzerinde ipotek, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunan tapudur. Tapu tescili, taşınmazın sahibinin tapu siciline kaydedilmesi işlemidir. Tapu tescili işlemlerinde noter onayı ve resmi senet düzenlenmesi zorunludur. 3.2. Tapu İptali ve Tescil Davaları Tapu iptali ve tescil davaları, taşınmazların haksız ve hukuka aykırı şekilde başkası adına tescil edilmesi durumunda açılan davalardır. Başlıca tapu iptali sebepleri şunlardır: Hata veya hile ile yapılan tesciller Murisin muvazaası (Mirastan mal kaçırma) Kadastro hataları Vekaletin kötüye kullanılması 3.3. Murisin Muvazaası ve Tapu İptali Davaları Murisin muvazaası, miras bırakan kişinin, mirasçılarının haklarını bertaraf etmek amacıyla taşınmazlarını gerçek değerinden farklı göstererek, hileli ve şeklen yaptığı satış işlemlerini ifade eder. Bu durumda, mirasçılar, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası açabilir. Murisin muvazaası davalarında dikkate alınan hususlar şunlardır: Sözleşmenin taraflarının niyeti: Satış gibi gösterilen işlemin gerçekte bağış olup olmadığı araştırılır. Taşınmazın devredildiği kişinin murisle olan ilişkisi: Muris tarafından taşınmazın yakın bir akrabaya devredilmiş olması, muvazaanın varlığını destekleyebilir. Bedel ödemesi: Gerçek bir satış olup olmadığı, ödemenin yapılıp yapılmadığı incelenir. Yargıtay İçtihatları: Yargıtay kararları, muris muvazaasına ilişkin pek çok ö ek içermekte olup, bu tür davalarda murisin gerçek iradesinin tespit edilmesi esastır. Murisin muvazaasına ilişkin Yargıtay kararlarından bazıları şunlardır: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2020/5486 E., 2021/6789 K.: Muvazaaya dayalı işlemlerde tapu iptali ve tescil taleplerinin hukuki dayanaklarının güçlü olması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2019/3741 E., 2020/8497 K.: Murisin gerçek niyetinin tespit edilmesinde, mirasçılar arasındaki ilişkilerin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Murisin muvazaasına dayalı tapu iptali davalarında en önemli unsur, mirasçının bu işlemin muvazaalı olduğunu ispat etmesidir. Bu noktada, tanık beyanları, banka kayıtları ve diğer hukuki deliller büyük önem arz etmektedir. 4. SONUÇ Gayrimenkul ve tapu hukuku, taşınmaz mülkiyetinin korunmasını sağlayan kritik bir hukuk alanıdır. Taşınmaz alım satım süreçlerinde tapu kayıtlarının incelenmesi ve hukuki süreçlerin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle tapu iptali ve tescil davalarında, Yargıtay kararlarının belirleyici olduğu görülmektedir. Tapu işlemlerinde uzman bir avukatla çalışılması, hukuki hak kayıplarının önüne geçmek açısından tavsiye edilmektedir. 5. KAYNAKÇA Türk Medeni Kanunu Tapu Sicili Tüzüğü Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Kararları Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları Demir, A. (2021). Gayrimenkul Hukuku Pratik Çalışmalar. İstanbul: Seçkin Yayıncılık. Öztürk, M. (2020). Tapu Hukuku ve Uygulamaları. Ankara: Beta Yayınları. Gayrimenkul hukuku, taşınmaz malların alım-satımı, kiralanması, tapu işlemleri ve gayrimenkul ile ilgili hukuki ihtilafları kapsayan bir hukuk dalıdır. Aygül Hukuk Bürosu olarak, bireysel ve kurumsal müvekkillerimize taşınmazlarla ilgili tüm hukuki süreçlerde profesyonel destek sağlıyoruz. Tapu işlemleri, ipotek tesis ve fek işlemleri, kat mülkiyeti kurulumu, kamulaştırma, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları, kira sözleşmelerinin hazırlanması, tahliye davaları, yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinimi gibi birçok konuda müvekkillerimize danışmanlık ve hukuki temsil hizmeti sunuyoruz. Gayrimenkul alım-satım işlemlerinde hukuki riskleri en aza indirmek için sözleşmelerin hazırlanması, tapu kayıtlarının incelenmesi ve tapu iptal ve tescil davaları gibi konularda müvekkillerimize rehberlik ediyoruz. Ayrıca, inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinde hukuki danışmanlık hizmeti sunarak, müvekkillerimizin taşınmazlarıyla ilgili haklarını en iyi şekilde koruyoruz.
Hesaplama Robotlarımız
5275 Sayılı İnfaz Kanunu, İş Kanunu, TÜİK TÜFE ve Harçlar Tarifesi baz alınarak hazırlanan anlık hukuki hesaplama araçlarımız.
İnfaz Hesaplama Robotu
Net yatılacak süre, denetimli serbestlik ve açık cezaevi tarihi hesabı
Trafik Tazminat Robotu
Sakatlık, kusur oranı ve maluliyet tazminatı hesabı
Kıdem & İhbar Tazminatı
İşçilik alacakları, giydirilmiş ücret ve fesih tazminat hesabı
TÜFE Kira Artış Oranı Robotu
TÜİK 12 aylık TÜFE tavan artış oranı ve yeni kira hesabı
Dava Harç & Vekalet Ücreti
Peşin harç, başvurma harcı ve AAÜT vekalet ücreti hesabı
Maaş, Stopaj & SMM Robotu
Net/Brüt maaş, kira stopajı ve serbest meslek makbuzu hesabı
Kurucu Avukat
Av. Süleyman Aygül
İstanbul Barosu bünyesinde meslek hayatını sürdüren Av. Süleyman Aygül, özellikle ağır ceza yargılamaları, infaz hukuku, işçilik tazminat davaları ve ticari uyuşmazlıklarda yüzlerce başarılı müdafilik ve vekillik üstlenmiştir.
Av. Esra Dinç
Aile Hukuku, Boşanma, Velayet & Ticaret Hukuku Uzmanı
Müvekkillerimize boşanma, nafaka, velayet, miras paylaşımı ve sözleşme hukukunda profesyonel çözümler sunmaktadır.
Aklınıza Takılan Hukuki Sorular
Müvekkillerimizden ve danışanlarımızdan en çok gelen soruların hukuki cevapları ve süreç açıklamaları.
Uyuşmazlığınız hakkında detaylı analiz almak için avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
Hukuk Kütüphanemiz & Makaleler
Müvekkillerimiz ve vatandaşlar için hazırladığımız 250'den fazla detaylı rehber makale.
Hukuki RehberBoşanma Süreci ve Hukuki Haklarınız
Boşanma Süreci ve Hukuki Haklarınız hakkında detaylı hukuki açıklamalar, mevzuat hükümleri ve Yargıtay emsal kararları.
Hukuki Rehberİşten Haksız Yere Çıkarıldığınızda Haklarınız Nelerdir?
İşten Haksız Yere Çıkarıldığınızda Haklarınız Nelerdir? hakkında detaylı hukuki açıklamalar, mevzuat hükümleri ve Yargıtay emsal kararları.
Hukuki RehberMiras Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri
Miras Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri hakkında detaylı hukuki açıklamalar, mevzuat hükümleri ve Yargıtay emsal kararları.
Hukuki RehberÖZEL HASTANELER YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİ
ÖZEL HASTANELER YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİ
Hukuki RehberTrafik Kazalarından Kaynaklanan Zararlar ve Sigorta Şirketlerinin Sorumluluğu
Trafik Kazalarından Kaynaklanan Zararlar ve Sigorta Şirketlerinin Sorumluluğu hakkında detaylı hukuki açıklamalar, mevzuat hükümleri ve Yargıtay emsal kararları.
Hukuki RehberTrafik Kazalarından Kaynaklanan Araç Değer Kaybı ve Hukuki Süreçi
Giriş Trafik kazaları sonucunda araç sahipleri, tamir masraflarının yanı sıra araçlarının ikinci el piyasasındaki değerinin düşmesi gibi bir
Hukuki Sorununuz İçin Hemen İletişime Geçin
Dava süreçleri, arabuluculuk ve hesaplama robotları hakkında detaylı danışmanlık almak için ister online randevu oluşturun ister doğrudan ofisimizi ziyaret edin.
